ERKEN DÖNEMDE EFES / 5. BİN YIL – M.Ö. 334

Ephesos bölgesindeki en eski beşeri yerleşim izleri Kalkolitik Çağ’a (5. bin yıl) kadar geri gitmektedir. Üç bir yanı açık, yamaçları kayalık ve savunmaya elverişli bir tepe olan Ayasuluk’a en geç Erken Tunç Çağı’ndan (3. bin yıl) itibaren yerleşilmiştir. O dönemde antik çağlardan beri Kaystros Irmağı’nın (Küçük Menderes) taşkınlarıyla taşınan alüvyonlarla dolmuş düzlük alan yerine hemen sahilde yer alan bu yerleşimin bulunduğu derin koy güney, doğu ve kuzeyde bulunan sıradağlara kadar sokulmaktaydı. Erken 8. yüzyıla kadar Ayasuluk Ephesos bölgesinde bilinen tek yerleşim yeri olarak kalmıştır. Geç Tunç Çağı’ndan itibaren Artemision arazisinin güneybatı ayağı da kullanılmakta, en geç Demir Çağı’nın başlangıcından (11. yüzyılın 2. yarısı) itibaren ise burada bir kutsal alan bulunmaktadır. Ayasuluk’taki Geç Tunç Çağı yerleşimi büyük bir olasılıkla Batı Anadolu’nun en büyük gücü ve önceleri rakip, daha sonra ise Hitit İmparatorluğu’nun vasalı olan Luvi Krallığı Arzawa’nın (16.–13. yüzyıllar) başkenti Apaša olarak tanımlanmaktadır. Maddi kültürde görülen ciddi farklılıklar 11. yüzyılda nüfus yapısında bir değişim olduğuna işaret etmektedir: Yunan göçmenler Küçük Asya kıyılarını İon Göçü adı verilen göç sırasında fethetmişlerdir. Efsane, Ephesos’u yerlisi olan Karyalılar, Lelegler ve Lydialılar’dan alan Androklos adında Attikalı bir kralın oğlundan bahsetmektedir. Kent merkezi Ayasuluk’ta kalmıştır. 8. yüzyılın ortasından itibaren Panayır Dağı ve etrafında başka yerleşimler de kurulmuştur; geç dönem Tetragonos Agorası’nın (Ticari Pazar Yeri) altında kalan bu yerleşimlerden bir tanesi kısmen kazılmıştır. Bağımsız Ephesos kent devleti (polis) 7. yüzyılın 2. yarısından itibaren Lidya Krallığı tarafından gitgide daha çok sıkıştırılmıştır: 560’tan hemen sonra Lidya Kralı Kroisos şehri fethederek Ephesoslular’ı düzlük alanda Artemision yakınına yerleşmeye zorlamıştır. Bu Geç Arkaik–Klasik şehir, Kaystros Irmağı’nın taşıdığı metrelerce alüvyonun altında gömülüdür. 546 ya da hemen sonrasında Persler Lidya Krallığı’nı ve böylelikle Ephesos’u ele geçirmişlerdir. Hakimiyetleri Büyük İskender’in fethine (M.Ö. 334) dek sürmüştür. Şehrin gelişiminde bir sonraki dönüm noktası, İskender’in halefi Lysimakhos’un kent sakinlerini M.Ö. 3. yüzyılın başında Panayır Dağı ve Bülbül Dağı’nın arasındaki vadiye yeniden yerleştirmesi olmuştur.

bigger Fotoğrafları BÜYÜTMEK için üzerine tıklayın.